Yaşadığımız yer
İnsanoğlu anasından doğduğunda yaşayacağı yeri bilmez,ançak büyüyüp gelişmesini tamamladıktan sonra yaşayaçağı yeri secer,bu seçtiği yerde mendisine ait bir dünya kurmaya çalışır.Kurmak istediği dünyada nelerin olmasını kimlerle yaşamasını belirlemekte onun elinde değil çünrkü nasıl dünyaya gelmesi onun elinde olmadığı gibi kurmak istediği dünyasındada kendi iradesi dışında gelişmesi olağandır.
İştke bu durumdan sonra yaratıcısına sığınarak ömrünü tamamalayana kadarnki dünya yaşamında mücadele edeceği olayları hazmederek yaşamı boyunca mutlu huzurlu olmanın yollarını bulup hem kendi hemde sorumluluğunu yüklendiği kişilerin yaşamlarını kolaylaştırmanın yollarını çalışarak bulmak mecburiyetinde olduğu bilinci ile hayata sıkı sıkıya sarılıp iyi yaşamanın yerle bağlantısının olmadığını anlayarak kendi sectiği yerdeki dünyasını hep olumlu yapmalıdır.
Tabiat kanunu insanların yaşamasında devamlı etkin olmuş,yaşayan insanların ömürlerinde hep yaratanın hükmü sürmüş insanın kendi iradesi bu olaya asla etkili olamamıştır.Yaratanın insanı yaratırken ömrü boyunca nelerle uğraşacağı neler yapacağı,kimlerle nasıl yaşayacağını belirler ve ömrünün tamamlanmasını bekler emanetini verdiği gibi alır götürür.İşte yaşadığımız yerde yaşamımızın içinde bunları aklımızdan çıkarmadan yaşarsak bence huzurumuz yerinde olur,cevremizde bizden haz duyar.
Mehmet Yılmaz
Emekli Banka Müdürü



