padişah ile hoca ikinci kısım.
Hocanın gönlünde ne şarap meclisi,ne padişah,ne aslan,ne haya, ne din,ne ürkeklik,ne de can korkusu kaldı.Gözü kızdı bir şey görmez oldu.Burada zaten ne Hasan görünür göze ne Hüseyin.Hocanın meclise dönmesi gecikti.Padişahın bekleyişi de hadi aştı.Ne oluyor,bir göreyim diye gitti.oradaki kıyamet alametini gördü.Hoca,korkusundan hemen sıcrayıp meclise gitti,ateş gibi derhal şarap kadehini kaptı.Padişah cehennem gibi kızmış.gazaba gelmiş o kötü işi işleyen hocanın da,kızın da kanına susamıştı.Fakih ,Padişahı hidetli gazaplı görünce kötü bir hale düştü,zehir kadehi gibi acı ve kanlı bir hale geldi.Sakiye yahu acele et dedi,neye öyle sersem, sersem oturuyorsun? Çabuk padişahı neşelendir.Padişah gülümsedi,ey ulu er dedi,hoşlandım,o kız senin olsun.Ben padişahım,benim işim adalettir.lütuftur.Ne yersem cömertliğim,sevgiliye de onu verir.Tatlı Tatlı içmediğim şeyi nasıl olr da sevgiliye verir onu azık olarak sunarım.Ben hususi soframda ne yersem kullarıma da onu yediririm.Kürkten atlastan nre giyersem kölelerimde onu giyer.Hünern Sahibi Peygamberden utanırım. O hizmetcinize siz ne giyiyorsanız onu giydiri,.dedi.Mustafa evladıolan ümetine Elinizin altındakilere yediğiniz şeyden yedirin,diye vasiyette bulundu.Başkalarını hoş bir hale getirin,sabırla çevikleştirin,sabra teşvik ettin.Şimdi erlik göster de kendini de hoş bir hale getir.Sabır düşüncesine dalan aklını kendine kılavuz et.Sabır kılavuzu sana kanad olsun canın arş ve kürsünün ta yücesine çıkar.Mustafa’ya bak sabrı Burak edindi de bu Burak onu göklere çekti,çıkardı. Mehmet Yılmaz Emekli banka müdürü



