Giriş or Kayıt Ol   Yakacık ta Toki Konutları için Kayıtlar Başladı     Yakaciklilar Dernegi Olağan Genel Kurulu Yapıldı.     Yakacıklılar Yardımlaşma Dernegi Genel Kurul Toplantısı     Yakacık ta yeni Başkan Çalışıyor...     Yakacık ta 30 litre kapasiteli su kuyusu.     EMOSOFT Bilgisayar Bilişim ve Web Tasarım Hizmetleri Açıldı     Ankara Çankaya Belediye Başkanı Bir Niğdeli     İşte Sudaki Arsenik Gerçeği     Bor da Petrol umudumuz sona mı erdi?     Niğde den Toplam 82 Şehit     Yakacık ta Yollar Asfaltlandı...    
Forum Sayfası   Yakacık Kasabasında Piknik ve Şenlik     Sahte Mail adresi ile üyelikler silinecek     Zeynep Photoshop Çalışmaları     Orucu bozulmasında kaza ve keffaret gerektiren durumlar     Orucu bozan ve yalnız kaza gerektiren şeyler     3G GÖRÜNTÜLÜ KONUŞMA DAKİKASİ KAÇ LİRA     DÜĞÜNE DAVET     Vefat Haberi Mustafa UYANIK     KİM HAKLIYDI?     YENİ ARAMA MOTORU BİNG HAYIRLI OLSUN     Ah Şu Öğrenciler     Türk Aile Yapısı Sallanırken     Bir Hasret Mektubu (iki gözüm)     temelin vasiyeti..1 :)     Belediye Başkanımız Bayram SAĞLAM dan Şükran mesajı     Vefat haberi (Ahmet ATASOY-Sarı Ahmet)     Vefat Haberi (Hamit SAGLAM)     Günün Resimleri     EMOSOFT Bilgisayar Bilişim ve Web Tasarım Hizmetleri Açıldı     yakaciklim.com 1 yaşında   YAKACIK KASABASI
Yakaciklim Ana Sayfa
Ana Sayfa
Forum Sayfası
Forum Sayfası
Resimler
Resimler
dosylar
Dosyalar
videolar
Videolar
Niğde Fm Radyo
Bizim Köylüler
Ziyaret Defteri
Köşe Yazıları
İletişim
İletişim
Hesabınız
Hesabınız
yakaciklim.com :: Başlığı Görüntüle - Bir Hasret Mektubu (iki gözüm)
Pano Kılavuzu
Pano Kılavuzu
Arama
Arama
Üye Listesi
Üye Listesi
Gruplar
Gruplar
Hesabınız
Hesabınız
Oturum Aç
Oturum Aç
Özel Mesajlar
Özel Mesajlar
Mesaj Panosu » ŞİİR

Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder
Bir Hasret Mektubu (iki gözüm)
« Önceki konu :: Sonraki konu »  
Yazar Mesaj
milky
Newbie
Newbie


Kayıt: Apr 14, 2008
İletiler: 11

İletiTarih: Pzr Haz 07, 2009 10:01 pm    İleti konusu: Bir Hasret Mektubu (iki gözüm) Alıntıyla Cevap Gönder

Bir Hasret Mektubu (iki gözüm)



Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş.

Biliyor musun, iki gözüm; bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz? Bahar mı, kış mı, sonbahar mı, yaz mı; inan farkında değilim. Sıla ne yana düşer, gurbet ne yanda? Nerdeyim, nasılım? Bilmiyorum.

Derdim, kederim ne ? Biliyor musun yanıtını?... Neşemi, sevimcimi, yaşama gücümü yitirdim. O coşkulu, mutlu, umutlu günlerimi ne de çok özlüyorum. Öylesine bir özlem ki bu; ne sen sor, ne ben söyleyeyim. Sevdiklerim, özlediklerim ve bana dost olanların her biri başka bir yerde; hiç birine kavuşamıyorum.

Dalları fırtınada kopmuş bir ağaç gibiyiz iki gözüm. Her dalımız bir sınır boyunda, her yaprağımız bir ülkeye savrulmuş. Bir yanımız vizeli, bir yanımız kaçak. Çocukluğumu, ilk gençliğimi, geçmişimi, memleketimi velhasıl eskiye ait herşeyimi nasıl özlüyorum biliyor musun? Özümü özlüyorum, özümü.....Kendim olabilmeyi, sözümde durmak için verdiğim çabayı, kendime dürüst olmak için kendimle olan mücadelemi, özümle barışık yaşamayı özlüyorum. En iyi sen bilirsin, bir huyumu terk etmek için sarf ettiğim gayreti. Doğaya, insanlara, hayvanlara, çocuklara olan sevgimi, tutkumu ve yüreğimdeki ateşi, dimağımdaki tadı da en iyi sen bilirsin.

Zaman geçiyor, hayat geçiyor, ömrümde akşam çanları çalmaya başladı bile. İnsanın mutlulukları, heyecanları, hayatı, yaşadıkları geride kalıyor iki gözüm. Bizim gibileri yıllar geçtikçe daha bir duygusallaşıyor. Toplumların gittikçe bencilleştiği, duyarsızlaştığı dünyamızda olup bitenler beni hüzünlendiriyor. Acaba bu durumun bilincinde ve farkında olan çevremizde kaç insan var ? Binbir düşünce üşüşüyor beynime. Anılarla, özlemlerle boğuşmak beni yıpratıyor. İç acısıyla dolu, yaralı, bin yerinden vurgun yemiş bir gönülle acılara karşı umarsız olmaya çalışıyorum ama olmuyor. Belki bir gün son bulacak ufuklarda solar hüznümüz. Hala bir şeyler bekleyerek bulutsu bir sise gömülüyor her şey.

Şimdi ise, gülmek-ağlamak arası monoton bir hayatın girdabında kaldım. Üzerime ölü toprağı serpilmiş gibi. Silkinip çıkamıyorum. Gün ışığına, suya hasret bitkiler gibi tatsız ve tuzsuzum. İşte şimdi böyle bir insan oldum iki gözüm. Gayesiz ve huysuz . Evden sokağa her çıkışımda, penceremden dışarı her bakışımda, karabasan gibi çöken sis ve karanlık dokunuyor bana. Oysa ışık umut, umutsa hayat demektir. Ben mi o ışığı yitirdim, yoksa o ışık mı beni; bilmiyorum.

Nedense hep geçmişe bir özlem duygusu büyüyor içimde... İşte böyle iki gözüm. Hangi gündeyiz? Bugün ayın kaçı? Hangi mevsimdeyiz ? Bilmiyorum. Bilsem de, benim için artık hiç bir önemi yok..........

Uzun yıllar önce sevdamı yüreğime yükleyip geldiğim bu yabancı ülkede, koynunda volkanları taşıyan bir dağ gibi sustum. Suskunluğumu delicesine haykırmak isterken, içime ağuları akıttım ve öylece sustum. Kara bir diken gibi yuttum ve içime yığılıp öğlece kalakaldım. İçimdeki yangını, yüreğimdeki yarayı, gözlerimdeki damlayı sorma. Hasretlere dayayıp başımı, hüzünle geçip giden günlere, gecelere döndüm sırtımı iki gözüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Gönlümün duvarına kocaman bir sevda resmi çizdim, bir de ateş yaktım ocağıma dağ gibi.Ki, okyanuslar söndüremez.

İnsanlar, var olalı beri kabullenmiş sevdayı. Herkes kendi sevdasının Mecnunu; kendi hasretinin delisi olmuş. Kendi hikayesini, kendi sevdasını en büyük sanmış ve saymış; büyütmüş yüreğinde dağ dağ. Sabır sabır beyninin gergefine işlemiş. Benim sevdam da benim için dünyanın en büyük, en kutsal sevdası....

Ben ki, sevdanın çöllerinde ayrılıkların en büyük hasretini çektim Leyla ‘mın. Ferhat oldum dağları deldim. Kerem oldum yaktım kendimi. Pir Sultan oldum asıldım, Nesimi oldum yüzüldüm. Kavuşmak için gönlümü yollara düşürdüm. Horlandım, ezildim, hakaretlere, işkencelere maruz kaldım.

Yüreğimdeki yangını, gözlerimdeki hicranı sorma iki gözüm. Acılarımı kimsesizliğime yükleyip, uzayıp giden yollara düştüm. Yorgun, yetim ve yaralı. Aşık oldum, yaktım kendimi. İçimde bin yangınla çıktım yola. Sevgilime şiirler yazmak, şarkılar bestelemek, türküler yakmak en büyük ibadetimdi. Kavuşmak ise en inanılmaz hayalim.

Bilirim ki aşkın bahçesinden bir gül koklayan, şeyda bülbül olurmuş. Bilirim ki aşkın pınarından bir damla içen, ömrünce sarhoş gezermiş. Bilirim ki kavuşmak olmasa sevdalılar, ağlayı ağlayı kör olurmuş.

Aşk olmasa iki gözüm, içimde biriktirdiğim bu yangın olmasa, dolmasa iliklerime aşkın hasreti, bu yangın yüreğimi sarmasa, avuçlarımı yakmasa bu ateş, akar mı damarlarımdaki kan! Bir gün kavuşmak hayali olmasa, nasıl dayanılır bu yaşama, bu kimsesizliğe, bu gurbete, bu hasrete iki gözüm, nasıl?

sorma
ben kimim, adım ne, nereden geldim
kim açtı bu kahrolası çukuru yüreğimde
kimi sevdim, kime özlemim
kaç yıl sevda doldu iliklerime
kaç yıl eksildim.

tut ki, bir pınarım suyu kesik
akamadım nazlı nehirlere tut ki
susturulmuş binlerce türkü
bastırılmış binlerce acıyım
baştanbaşa aşk ve ateş

tut ki, incinmiş bir gülüşüm
gecikmiş bir düş
bir ateşin çemberinde
yarım kalmış sevinçler kanayan

tut ki, kar altında sevincim
bütün mevsimlere küsmüşüm

kanadı kırık bir serçeyim tut ki
dağlarda koparılmış kınalı bir çiçek

ateşin zulmünü gördüm
suyun ihanetini
baştanbaşa aşk
baştanbaşa hasret
susturulmuş
milyonlarca türküyüm

bir sarı çiçek
bir sarmaşık belki
çözer dilini yüreğimin

ihanetlerin kilitlediği
Başa dön
Kullanıcı bilgilerini göster Özel mesaj gönder
İletileri göster:   
Yeni Konu Gönder   Cevap Gönder    Mesaj Panosu » ŞİİR Saatler GMT +2 zaman dilimine göredir
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Konuyu ...ta Paylaş.

BlinkList del.icio.us FaceBook Folkd Furl Google Linkarena Mister Wong oneview Webnews Yahoo MyWeb YiGG


 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Tag Sistemi
kanalınız paylaşan varsa damarda yaparsa başladım şifre uymayan olun kişiselleştirebilmek Çocuklarımızın biriktirdiğim çekiyor yakmak kaç ibrişim yöneticileri bozulmuş dilde mesela zeki yunus bırakma İçinden gençlik binbaşı düşürdüm sonraki arama okuyun düşünüyorsanız aykırı yemeklerine etme vurur rengarenk alakası minimum içermeside bileceksiniz kime ekonomik coşkulu beklenen kitabın Çünkü bildiriniz üzerindeki verilmeden ilişkin

Tema Tasarım EMOSOFT

TÜM HAKLARI www.yakaciklim.com a Aittir YAKACIK KASABASI ALTUNHİSAR/NİĞDE
Yakacik Kasabasi © 2008 | Msn-Mail:info@yakaciklim.com | Bu Site "Emosoft Bilişim Tarafından Yapılmıştır
site ekle
Altunelma | Yakacik Derneği | Link2Me Link Exchange Directory |